Sayfalar

Dikkat!! Basına kozmetik ve sporcu gıdaları yasağı olarak yansıyan gümrük genelgesi; kozmetik ve besin takviyelerinin yurtiçine girişini tamamen yasaklarken, muafiyet kapsamındaki ayakkabı, giyim, elektronik ve diğer ürünlerin yurda girişini 2 ayda 1 kez yılda ise 5 kez olmak üzere sınırlandırmıştır.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Dava Vekilimiz Emre Barutay Altınok'un Dava İle İlgili Açıklaması

Merhaba sayın grup yönetimi ve grup üyeleri. İşin başlangıcında Av. Umut ŞEKER'in söz konusu davanın açılması ile ilgili olarak derneğimizi bilgilendirmesi ve derneğimizin de bu konuda gerekli hukuki girişimlerde bulunulması yönünde alınan yönetim kurulu kararı sonrasında işlemlere başlanılmıştır. Akabinde dava süresi içinde açılmış ve 11. sayfalık dilekçe ve eklerinden oluşan davada 08.04.2011 tarih ve 27899 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2011/1546 karar sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bu kararla getirilen değişiklik uyarınca T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan 19.04.2011 tarih ve 2011/23 sayılı “Posta- Yolcu İşlemleri” konulu Genelge’sinin ilgili bölümlerinin iptali

istenilmiştir. Dernek adına açılan bu ilk davanın açıldığı gün, Tüketici hakları derneğinin dava açma ehliyeti olup olmadığı ile ilgili olası bir ters karar çıkması ihtimali de göz önüne alınarak (yüksek mahkeme içtihatları uyarınca menfaat ile ilgili hukuki bir tartışma konusudur) davanın mutlaka karara bağlanmasını teminat altına almak için derneğimiz üyesi bir tüketici adına da ikinci bir dava açılmıştır.

Her iki dava devam ederken genelge değişikliğine gidilmiştir. Bu aşamada yeni değişikliğin halihazırda devam eden davalarda Danıştayca karar verilmesine yer olmadığına dair bir karar verilmesinin (yani yürütmesinin durdurulması talebinin reddine dair bir karar verilmesinin) engellenmesi için davalara ek dilekçe verilmiştir. Bu dilekçelerde yeni değişikliğin, eski genelgenin birçok hükmünü aynen taşıdığı, ayrınca genelge ile birlikte Bakanlar Kurulu kararının da iptali istenildiği için davada esas hakkında karar verilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

Bu dilekçelerin hemen akabinde yeni genelge ile ilgili çalışmalara başlanılmış, ancak açılacak yeni davanın en erken 1 Ağustos 2011 tarihinde açılması gerektiği yönünde yönetim kurulu kararı alınmıştır. Bunun sebebi yeni genelge metninde, genelgenin ../7/2011 tarihinde uygulamaya geçeceği ile ilgili ... olarak belirtilen hüküm dolayısıyladır. Şayet dava temmuz ayında açılırsa davalı Başbakanlık tarafından, genelgedeki .... hükmünün içini 31 Temmuz olarak uygulayabileceği, bunun da yeni açılacak davaları otomatikman reddedileceği içindir. Bu sebeple

.../7/2011 tarihini aşan şekilde 1/8/2011 tarihinden itibaren genel dava açma süresi içinde yeni davanın açılmasına karar verilmiştir. Ayrıca yeniden dernek üyesi bir tüketicinin de davacı olması için ikinci bir dava hazırlanmıştır. Son değerlendirmeler yapılarak yeni genelge için çarşamba gününe kadar (3.8.2011) iki yeni dava açılacaktır.

Derneğimizin adına açılan ilk davada Av. Umut ŞEKER'in derneğin vekili olarak değil, iş bu dava ile sınırlı olmak üzere derneği sınırlır bir yetki ile temsil etmesi yönünde kendisine 1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereğince kendisine yetki verilmiştir. Ancak Av. Umut ŞEKER'in bu yetkisi dava ile ilgili girişimlerde bulunmadan önce bu konuda dernek yönetim kurulunu bilgilendirmesi ve her başvuru/dilekçe öncesinde onay almasına bağlıdır. Bu sebeple sayın Şeker , konu ile ilgili açıklamalarda bulunmadan önce dernek vekili olarak tarafımla görüşmek zorunda olduğundan konu ile ilgili güncel gelişmeler ile ilgili ani geri dönüşlerde bulunamamasının normal olarak karşılanması gerekir. Takdir edersiniz ki, yüzlerce dava ile uğraşan derneğimizin ve vekili olarak tarafımın da bana sorulan her soruya uzun uzadıya cevap verebilme imkanımız bulunmamaktadır.

Derneğimizin konu ile ilgili yazılı bir açıklaması mevcuttur. Ancak bu açıklama web sayfasında yayınlanamamıştır. Bu bir eksiklik olark kabul edilebilir, ancak bu vesile edilerek derneğimizin davayı sahiplenmediğinin iddia edilmesi son derece üzücüdür.

Ayrıca, Tüketici Hakları Derneği, her gün 3, haftada 18 ayrı gönüllüsü ile Türkiyenin 4 bir yanından gelen tüketici şikayetlerini telefonla cevaplamakta ve ilgililerin sorunlarına çözümler yaratmaya çalışmaktadır. Bu çalışmalarda bulunan gönüllüler çoğunlukla evinden ve ailesinden arttırdıkları zamanlarda bu işlerde gönüllü olarak derneğe yardımcı olmaktadır.

Derneğimizim örgütlülük anlayışı içerisinde yaptığı bu fedakarlıkların yanlış yorumlanarak derneğin arandığında bu davadan haberi olmadığının iddia edilerek bu hususun derneğin dava ile ilgili olmadığı yönünde yorumlanması açık bir haksızlıktır. Muhtemeldir ki bu görüşme, ayda 18, yılda yüzleri bulan gönüllülerden birisi ile yapılan konuşmada ortaya çıkmıştır. Bu sebeple davanın bu kişilerin bazıları tarafından bilinmemesinin normal karşılanması gerekir.

Derneğimiz, yeni açılacak dava sonrasında konu ile ilgili bir basın açıklaması yapacaktır.

Açıklamanın yeri ve tarihi yönetim kurulu tarafından belirlenecek ve genel idari usul çerçevesinde bir gün öncesinde ulusal basına duyurulacaktır.

Derneğimizin bu ve benzer meselelerle ilgili olarak Bakanlık temsilcileri ile ilgili görüşmesi olmamış ve davanın yargıda olması sebebi ile bu görüşmelerin de bu aşamada yapılması doğru bulunmamaktadır. Davalar ile ilgili olarak Ekim ayı içerisinde bir karar verilmesi muhtemel olup, yaşanan gelişmeler neticesinde bu karar yönetim kurulunca yeniden değerlendirilebilecektir.

Tüketici Hakları Derneği kendisine başvuruda her tüketici sorununa çözüm bulmaya çalışmak dışında; ulaşım, gıda güvenliği, su hakkı, tüketicinin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, Banka kredi ve mevduat hesapları ile ilgili Türkiye çapında uygulanan işlemler ile ilgili genel ve emsal niteliğinde çalışmalar yapan ve davalar açan ve 1994 senesinde bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına çalışan dernek statüsü alan, Türkiye'de en çok üyeye ve şubeye sahip, Tüketici Dernekleri Federasyonunun kurucu ve ilk genel başkanlığını yapan en eski dernek olup, sorunlar karşısında hiçbir zaman sessiz kalmamıştır.

Son olarak davanın seyri ve Ekim ayında ilk kararların verilmesi ihtimaline, ülkemizde bir gündemin en fazla 3 gün yoğun olarak basında yer aldığı dikkate alınarak konunun bugünden basında yoğun bir şekilde yer almasının davada kararın verileceğini tahmin ettiğimiz Ekim ayı içerisinde yoğunlaştırılmasının daha uygun olacağı, bu süre içinde yapılacak çalışmalar ile konu ile ilgili karar verecek olan yargıçların ve yurttaşların duyarlılığını en üst düzeye çıkarılmasına çalışılacaktır.

Bugune kadar davanın açılmasına destek olan grup üyelerine derneğimiz adına teşekkür eder, derneğin yüzlerce davada vekilliğini gönüllü olarak yapan şahsımın da iş yoğunluğu nedeni ile her bir başvuruya cevap vermemin mümkün oladığı gözetilmesi ricası ile Av. Umut ŞEKER'in de konu ile ilgili hergün çalıştığını bilen bir kişi olarak kendisine de yüklenilmemesi, kendisinin de derneğimizi davada temsil ile yetkili olduğu, ancak yetkilerinin dava ile sınırlı olduğu ve gelişmeler ile ilgili güncel bilgilendirmelerin her zaman kendisinden alındığı, derneğin karar alma aşamasında dernek yönetim kurulu üyeleri ile vekili olan şahsıma bilgilendirme yapmak dışında bir çalışma yükümlülüğünün kendisine yüklenmediğini bildirir, örgütlülük ve duyarlılık geliştirme çalışmalarınızda başarılar dileriz...

Eski genelge ile yeni genelge hükümlerinin karşılaştırıldığı ve yeni davada kullanılacak olan tablonun da ilgi ve yorumlarınıza sunuyoruz.

http://www.mediafire.com/?30pwz1lnyxnfj1t

Saygılarımızla

Av. Emre Baturay ALTINOK

By Ozan ORÇUN with 3Yorum

3 yorum:

Karsilastirma tablosu ve tum diger calismalariniz icin cok tesekkurler. Umarim hersey yolunda gider ve en kisa zamanda ozgurlugumuze kavusuruz.

Devletin vatandaşına entrika düzenlediği tek ülke herhalde Turkiyedir, genelgelerin bu nedenle sık sık değiştirilmesi ne kadar acı. İnsanın insan sayılacağı bu guzel ülkemin insanına neden bu kadar eziyet edilir ki? yöneticileri bunu ne zaman gerçekleştirecekler. Vergi ile boğamadıkları tüketicilerin, yurt dışından alışverişlerinide kesip içerden sömürülmeye devam mı? Trükiyede 1000 tl olan malın yurt dışında 10 tl ye görünce nasıl sinirleniyorum bilemezsiniz. Bundan haberdar olundukça, yönetimler ve burokratlar kıskacı tuketici aleyhine ne karşılığında artırıyorlar acaba. Serbest ekonomi dedikleri masalı babama anlatsınlar

Bütün çalışmalarınız için adil alışveriş koşulları isteyen herkes adına çok teşekkür! Bir gelişme var mı?

Yorum Gönder